|
Tweet |
Fon soruşturması üzerinden Türkiye’nin mali suçlarla mücadele kapasitesini değerlendiren Dilipak, yüksek tutarlı ve uluslararası bağlantı iddiası bulunan finansal soruşturmaların yalnız klasik adli yöntemlerle ele alınmasının yeterli olmayacağını söyledi. Adalet sistemine güvenin güçlendirilmesini ilk öncelik olarak gösteren Dilipak, ekonomik ve siber istihbarat kapasitesinin de geliştirilmesi gerektiğini savundu.
“ÖNCE ADALETE GÜVEN SAĞLANMALI”
Soruşturmalarda siyasi veya toplumsal konuma bakılmaksızın aynı hukuk kurallarının uygulanmasının önemine dikkat çeken Dilipak, kamuoyunun ancak kapsamlı ve tarafsız bir süreçle tatmin edilebileceğini söyledi.
Dilipak, “Öncelikle adalete olan güvenin yeniden sağlanması gerekiyor. Tek bir isme bakarak doğru sonuca ulaşamayız. Kim olursa olsun aynı hukuk uygulanmalı. İddialar delilleriyle araştırılmalı, suç varsa ortaya çıkarılmalı, yoksa insanların itibarı korunmalı. Adaletin güven vermesi bu tür soruşturmaların temel şartıdır” dedi.
EKONOMİK VE SİBER İSTİHBARAT VURGUSU
Günümüzde mali suçların sınır aşan para transferleri, dijital sistemler ve kripto varlıklar nedeniyle daha karmaşık hale geldiğini belirten Dilipak, Türkiye’nin ekonomik istihbarat kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Dilipak, “Ekonomik istihbarat başlı başına uzmanlık gerektiren bir alan. Siber istihbarat da öyle. Para birkaç saniye içerisinde farklı ülkeler ve farklı finansal araçlar üzerinden hareket ettirilebiliyor. Devletin bu hareketleri zamanında görebilecek teknik kapasiteye ve uzman kadrolara sahip olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
KURUMLAR KOORDİNASYON İÇİNDE ÇALIŞMALI
Mali suç iddialarının büyüklüğüne göre ilgili kamu kurumlarının koordineli hareket etmesi gerektiğini belirten Dilipak, MASAK başta olmak üzere mali denetim, kolluk ve diğer yetkili birimlerin elde edilen verileri birlikte değerlendirmesinin önem taşıdığını söyledi.
Dilipak, “Mali boyut varsa ilgili mali kurumlar, suç şüphesi varsa kolluk ve savcılık, uluslararası bağlantı varsa o alanda görevli kurumlar devreye girmeli. Kurumların birbirinden kopuk hareket ettiği bir sistemde büyük para hareketlerini takip etmek zorlaşır. Böyle dosyalarda güçlü koordinasyon ve etkin denetim şarttır” dedi.