|
Tweet |
“Depremi beklemek, felaketi beklemektir”
Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunun herkes tarafından bilindiğini belirten Yıldız, buna rağmen iktidarın deprem hazırlığını sürekli ertelediğini savundu.
Yıldız, “17 Ağustos 1999’dan bugüne 27 yıl geçti. Bu süre, Türkiye’nin depreme hazırlanması için çok uzun bir zaman dilimidir. Buna rağmen hâlâ riskli binaları, yetersiz altyapıyı ve hazırlıksız kentleri konuşuyorsak burada ciddi bir yönetim sorunu vardır” dedi.
“Deprem bütçeden tasarruf edilecek bir alan değildir”
Kentsel dönüşüm ve yapı güvenliği konusunda vatandaşların ekonomik koşullarının da dikkate alınması gerektiğini söyleyen Yıldız, devletin deprem riskini azaltma sorumluluğunu yurttaşın omuzlarına bırakamayacağını ifade etti.
“Vatandaşa ‘binanı yenile’ demek kolaydır. Peki dar gelirli vatandaş bunu hangi kaynakla yapacak? Devletin görevi yalnızca düzenleme yapmak değil, insanlarımızın güvenli konutlara ulaşabileceği ekonomik ve sosyal politikaları ortaya koymaktır. Depreme hazırlık lüks değil, kamusal bir zorunluluktur” diye konuştu.
“17 Ağustos’ta verilen sözler artık somutlaşmalı”
Yıldız, her deprem yıl dönümünde yapılan açıklamaların artık somut eylem planlarıyla desteklenmesi gerektiğini belirterek iktidara çağrıda bulundu.
“Deprem olduğunda enkazın başında görünmek değil, deprem olmadan önce riskli yapıları ortadan kaldırmak devlet yönetimindeki başarı ölçüsüdür. İktidar artık vaat değil, sonuç ortaya koymalıdır. Kaç bina güvenli hale getirildi? Kaç riskli yapı dönüştürüldü? Kentlerin afet planları hangi aşamada? Millet bu soruların cevabını bilmek istiyor” ifadelerini kullandı.
CHP’li Tuğrul Yıldız, 17 Ağustos Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenleri rahmetle anarak, “Bu ülke yeni bir felaket yaşandığında ‘neden hazırlıklı değildik?’ sorusunu sormamalı. Çünkü bugün tedbir almamak, yarının kayıplarına ortak olmaktır” dedi.