|
Tweet |
2027 yılı için yapılacak hayvan teslimatlarına ilişkin ödemelerin 2026 yılının kasım ayında talep edildiğini öne süren Tatlıdil, “Besicinin parası bankada değil, işletmesindeki hayvandadır. Üreticinin ekonomik gerçekleri dikkate alınmadan alınan kararlar, hayvancılık sektörünü çıkmaza sürüklüyor.” ifadelerini kullandı.
Adalet Partisi Şanlıurfa İl Başkanı Emin Tatlıdil, ithal besilik hayvan temininde uygulanan takvim ve ödeme koşullarının üreticilerin planlamalarını olumsuz etkilediğini belirtti. 2026 yılı başvurularının 1 Ocak 2026 tarihinde başladığını, 2027 yılı başvurularının ise 5 Ekim 2026 tarihinde kabul edildiğini ifade eden Tatlıdil, başvuru tarihlerindeki değişikliklerin işletmeler açısından belirsizlik oluşturduğunu savundu.
“HAYVANINI TESLİM ALAMAYAN ÜRETİCİ BAŞVURU HAKKINI DA KAYBEDİYOR”
Önceki dönemlerde ithal hayvan bedelini ödemesine rağmen teslimat bekleyen bazı işletmelerin, hayvan hareketi şartını karşılayamadıkları gerekçesiyle yeni dönem başvurularında sorun yaşadığını öne süren Tatlıdil, bunun üreticiler açısından ciddi bir mağduriyet oluşturduğunu ifade etti.
Tatlıdil, “Üretici parasını yatırmış, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş ancak hayvanını henüz teslim alamamış. Şimdi aynı üreticinin, işletmesinde hayvan hareketi bulunmadığı gerekçesiyle yeni dönem başvurusunun kabul edilmemesi kabul edilemez. Kurumdan kaynaklanan teslimat gecikmelerinin bedeli besiciye ödetilmemelidir.” değerlendirmesinde bulundu.
ERKEN ÖDEME TALEBİNE TEPKİ: “ÜRETİCİNİN NAKİT AKIŞI ALTÜST EDİLİYOR”
2027 yılında teslim edilmesi beklenen hayvanlar için 2026 yılının kasım ayında ödeme talep edildiği yönündeki üretici şikâyetlerine dikkat çeken Tatlıdil, ödeme yapılmaması hâlinde başvuru hakkının kaybedileceğinin bildirildiğini iddia etti. Besicilerin hayvan satışlarını, yem alımlarını ve işletme giderlerini önceki dönemlerin teslimat takvimlerine göre planladığını belirten Tatlıdil, ödeme tarihinin öne çekilmesinin üreticiyi hazırlıksız yakaladığını savundu.
“Besicinin sermayesi işletmesindeki hayvandır. Üreticiden aylar öncesinden ödeme istendiğinde ya elindeki hayvanı değerinin altında satmak zorunda kalıyor ya da karşılayamayacağı bir nakit ihtiyacıyla karşılaşıyor. Üreticinin ödeme gücü ve işletme planlaması dikkate alınmadan belirlenen takvimler yeniden gözden geçirilmelidir.” ifadelerini kullandı.
“ÜRETİCİ PARASINI YATIRMADAN ÖNCE NE ALACAĞINI BİLMELİ”
İthal besilik hayvanların ırkı, özellikleri ve sağlık durumuna ilişkin belirsizliklerin de giderilmesi gerektiğini vurgulayan Tatlıdil, bazı teslimatlarda hasta, sakat veya uygun olmayan koşullardaki hayvanlarla karşılaşıldığı yönünde şikâyetler bulunduğunu öne sürdü. Hayvanların teslimat öncesinde gerekli sağlık ve uygunluk kontrollerinden geçirilmesi gerektiğini belirten Tatlıdil, üreticinin satın alacağı hayvana ilişkin temel bilgilere ödeme yapmadan önce ulaşabilmesinin önem taşıdığını ifade etti.
İTHALAT SİSTEMİNDE REKABET VE ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI
Mevcut ithal besilik hayvan temin modelinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunan Tatlıdil, özel sektörün de gerekli denetim ve kurallar çerçevesinde ithalat süreçlerine katılabileceği rekabetçi bir yapının oluşturulmasını önerdi. Böylece besicilerin farklı tedarik seçeneklerini değerlendirebileceğini, ihtiyaç duydukları hayvanların özelliklerini karşılaştırabileceğini ve ödeme planlarını işletmelerinin ekonomik durumuna göre belirleyebileceğini ifade etti.
Tatlıdil, “Üreticiye tek bir ödeme ve teslimat takvimi dayatılmamalıdır. Hayvanını daha sonra almak isteyen besiciye alternatif sunulmalı, teslimat tarihleri önceden açıklanmalı ve bütün işlemler denetlenebilir bir sistem içerisinde yürütülmelidir.” şeklinde konuştu.
“ÜRETİCİ AYAKTA KALIRSA HAYVANCILIK AYAKTA KALIR”
Adalet Partisi Şanlıurfa İl Başkanı Emin Tatlıdil, yetkililere çağrıda bulunarak 2027 yılı ithal besilik hayvan ödeme ve teslimat takviminin yeniden düzenlenmesini, önceki dönemden kaynaklanan teslimat gecikmeleri nedeniyle başvuru hakkı kaybı yaşanmamasını ve hayvanların özelliklerine ilişkin belirsizliklerin giderilmesini istedi.
Tatlıdil, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Biz ithal hayvana karşı değiliz. Plansızlığa, belirsizliğe ve üreticinin mağdur edilmesine karşıyız. Besicinin ne zaman ödeme yapacağını ve hayvanını ne zaman teslim alacağını önceden bilmeye hakkı vardır. Yetkililerden beklentimiz, sahadaki üreticinin sesine kulak verilmesi ve bu sorunların çözüme kavuşturulmasıdır. Unutulmamalıdır ki üretici ayakta kalırsa hayvancılık ayakta kalır, hayvancılık ayakta kalırsa ülke ayakta kalır.”