|
Tweet |
Iğdır’da yaklaşık 102 bin büyükbaş ve 1 milyon 150 bin küçükbaş hayvan bulunduğunu hatırlatan Akkuş, hayvancılığın kırsal nüfusun geçimi ve kent ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi.
“Üretici zarar ettiği için hayvanını satmak veya kesime göndermek zorunda kalırsa bunun bedelini bütün Iğdır öder. Hayvancılık yalnızca et ve süt üretimi değildir. Köylerin ayakta kalması, gençlerin göç etmemesi ve vatandaşın uygun fiyatla gıdaya ulaşmasıdır.”
YEM MALİYETİ ÜRETİCİNİN BELİNİ BÜKÜYOR
Ulusal Süt Konseyinin Mayıs 2026 maliyet hesabında yem giderlerinin bir süt ineğinin günlük üretim maliyetinin yüzde 62,1’ini oluşturduğuna dikkat çeken Akkuş, yem desteğinin artırılmasını istedi.
“Iğdır Ovası’nda yem bitkileri üretimini artıracak özel bir program hazırlanmalıdır. Silajlık mısır, yonca, arpa ve korunga üreten çiftçiye tohum, sulama ve mazot desteği sağlanmalıdır. Kamu arazileri ve uygun alanlar yem bitkisi üretimi için değerlendirilmelidir.”
Akkuş, küçük aile işletmelerine hayvan başına yem desteği verilmesini ve üretici birliklerinin toplu yem alımlarının uygun finansmanla desteklenmesini talep etti.
SÜT ÜRETİCİSİ MALİYETİN ALTINDA EZİLMEMELİDİR
Iğdır’da süt üreticilerinin yem fiyatları, nakliye giderleri ve süt satış bedelleri konusundaki sorunlarının üretici kuruluşlarının toplantılarına yansıdığını belirten Akkuş, üreticinin pazarlık gücünün artırılması gerektiğini söyledi.
“Sütün fiyatı belirlenirken Iğdır’daki gerçek üretim maliyetleri dikkate alınmalıdır. Üretici sütünü değerinde satamazsa hayvanını besleyemez. Süt toplama merkezleri ve soğuk zincir altyapısı güçlendirilmeli, belediye ile üretici birlikleri aracısız satış modelini geliştirmelidir.”
HAYVAN HASTALIKLARININ YÜKÜ ÜRETİCİYE BIRAKILMAMALIDIR
Şap hastalığı nedeniyle hayvan pazarlarının geçici olarak kapatılmasının üreticinin satış imkânını etkilediğini ifade eden Akkuş, aşılama ve hastalıkla mücadele çalışmalarının kesintisiz sürdürülmesini istedi.
“Aşılama oranının yükseltilmesi önemlidir ancak hastalık nedeniyle hayvanını satamayan üreticinin ekonomik kaybı da görülmelidir. Karantina dönemlerinde yem desteği sağlanmalı, veterinerlik hizmetleri köylere kadar ulaştırılmalı ve üretici hastalık konusunda zamanında bilgilendirilmelidir.”
HAYVAN PAZARI SAĞLIKLI VE MODERN HALE GETİRİLMELİDİR
Iğdır Belediyesine de çağrıda bulunan Akkuş, hayvan pazarının temizlik, dezenfeksiyon, gölgelendirme, içme suyu ve veteriner kontrolü bakımından düzenli şekilde denetlenmesini istedi.
“Hayvan pazarı yalnızca ücret alınan bir alan olmamalıdır. Üreticinin ve hayvanların ihtiyaçlarını karşılayan, hastalıkların yayılmasını önleyen modern bir tesis olarak işletilmelidir. Pazarda uygulanan bütün ücretler ve yapılan harcamalar şeffaf biçimde açıklanmalıdır.”
MERALAR KORUNMALI VE ISLAH EDİLMELİDİR
Akkuş, köy meralarının amacı dışında kullanılmasının önlenmesi, su kaynaklarının geliştirilmesi ve mera ıslah çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini belirtti.
“Besiciyi tamamen satın alınan yeme bağımlı bırakan sistem sürdürülemez. Meralar korunmalı, otlatma planları köylülerle birlikte hazırlanmalı ve hayvan içme suyu yapıları tamamlanmalıdır.”
Fırat Akkuş, “Iğdır’ın üreticisi destek beklerken çözümü et ve canlı hayvan ithalatında aramak doğru değildir. Yerli üretici ayakta tutulmalı, destekler zamanında ödenmeli ve hayvancılık yeniden kazanç sağlayan bir faaliyet haline getirilmelidir” dedi.