|
Tweet |
EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI İSTİYORUZ
Başkan Karakaya, sağlık çalışanlarının depremde, salgında, yangında ve her kriz anında görev başında olduğunu ifade ederek, “Biz bu mesleği para için değil, insan hayatına hizmet etmek için yapıyoruz. Ancak fedakârlığın sürekli karşılıksız kalması da kabul edilemez. Sağlık emekçisi alın terinin karşılığını almak istiyor” dedi.
FAZLA MESAİ MECBURİYETE DÖNÜŞTÜ
Geçim sıkıntısı nedeniyle birçok sağlık çalışanının fazla mesaiye yönelmek zorunda kaldığını vurgulayan Karakaya, “Arkadaşlarımız yoğun tempoda çalışıyor. 24 saat nöbet tutanlar var, gün aşırı nöbete kalanlar var. Bu durum hem bedenen hem psikolojik olarak ciddi yıpranma oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
YOĞUNLUK HATA RİSKİNİ ARTIRIYOR
Sağlık hizmetinin hata kabul etmeyen bir alan olduğuna dikkat çeken Karakaya, “Bizler insan hayatını kurtarmaya adanmış meslek gruplarıyız. Ancak aşırı iş yükü, dikkat dağınıklığına ve hata riskine yol açabiliyor. Bu tablo çalışanı da vatandaşı da olumsuz etkiliyor” diye konuştu.
MOBBİNG ŞİKAYETLERİ BAĞIMSIZ DENETLENMELİ
Yoğun çalışma ortamında idari baskı ve mobbing iddialarının arttığını belirten Karakaya, “Bir çalışan hakkında işlem yapıldığında itiraz mercii yine aynı yapı içinde kalıyor. Bağımsız denetim mekanizmaları kurulursa çalışan kendini daha güvende hisseder” dedi.
TEK KALEM VE EMEKLİLİĞE YANSIYAN MAAŞ TALEBİ
Sağlık çalışanlarının farklı kalemlerden ücret aldığını söyleyen Karakaya, “Net maaş, teşvik, ek ödeme, nöbet ücreti gibi dağınık sistem yerine tek kalem, şeffaf ve emekliliğe yansıyan bir maaş modeli istiyoruz. Bu sağlanırsa çalışma barışı da güçlenir” ifadelerini kullandı.
ÇÖZÜM ADİL ÜCRET VE İNSANİ ÇALIŞMA KOŞULLARI
Karayaka açıklamasının sonunda sağlık sisteminin güçlü kalabilmesi için çalışan memnuniyetinin şart olduğunu belirterek, “Adil ücret, makul mesai ve saygılı çalışma ortamı sağlanırsa sistem rahatlar” dedi.